Bugün 9 Şubat 2010 Salı , Saat 13:16 

 

 :: En son eklenen çalışmalar ::
::
“Otomotiv Kümeleri için Kapasite Oluşturma Projesi: OKÜMKAP”  / Akarsoy, Tülay Altay
::
"İlişkiler ve Şebekeler"  / Durgut, Metin
::
“Ulusların Bilim, Teknoloji ve Yenilik(İnovasyon) Stratejileri / Politikaları: Kriz Sonrası için Öngörülen Geleceği Yaratabilmek”  / Göker, A.
::
“Çağdaş yenilikçi yerel yönetimlere …”  / Akyos, Müfit (Teknoloji Yönetimi Danışmanı)
 :: Soruşturma ::

Sitemiz ile ilgili görüş ve önerilerinizi değerlendirmek, içerik açısından beklentilerinizi bilmek istiyoruz;
lütfen bize yazın.

hagoker@ttmail.com

 :: CBT Politik Bilim - A. Göker ::
   
::
Kamunun satın alma politikası...  05.02.2010
::
“Ekonomik milliyetçilik”  29.01.2010
::
Nerede kalmıştık? (2)  22.01.2010
::
Nerede kalmıştık?  15.01.2010
 :: e-Posta Listesi ::
Sitemiz ile ilgili gelişmelerden haberdar olmak isterseniz
e-Posta adresinizi yazıp Ekle'ye tıklayınız.
 
 
 :: Haber / Yorum ::   65 Kayıttan 1 - 4 Arası   
     
::
  “Günümüzdeki kriz, finansman sisteminde kaza eseri ortaya çıkmış bir olay değildir. Tarihsel olarak yinelenen bir olgudur. Pazar sisteminin doğası gereğidir. Teknik değişimin özümseniş tarzından doğan bir sonuçtur. ...Eğer tarihi rehber alacaksak [yaşadığımız] krizin sonrası [yeni] bir altın çağ olabilir. Bu öngörüm teknolojik devrimlerin ekonomi ve toplumda yayınması ve özümsenmesinde gözlenen tarihsel düzene dayanıyor. Nedir o tarihsel düzen? 40 ya da 60 yıl arayla bir teknolojik devrim olur. Her devrim büyük bir gelişme dalgası yaratır; dalganın yükselişi iki aşamalıdır. İlk aşamaya finansman sermayesi; ikinci aşamaya üretici kesimler önderlik eder. Büyük bir finanssal çöküş, bu nöbet değişiminin başladığının göstergesidir.” Bu sözler, ekonomik büyüme ile teknolojik değişim arasındaki ilişkileri inceleyen iktisatçıların önde gelen isimlerinden Carlota Perez’in (Cambridge Üniversitesi, Sussex Üniversitesi ve Tallinn Teknoloji Üniversitesi Öğretim Üyesi), 2009 Haziran’ında, Londra’da, Kamu Politikası Araştırma Enstitüsü’nde yaptığı sunuştan... Bu dikkate değer sunuş için lütfen tıklayınız: 'Yarının Kapitalizmi: Finanssal Krizden Sonra Büyüme (Tomorrow's Capitalism: Growth After the Financial Crisis)'... (27.01.2010)
::
  OECD, ‘Eco-Innovation in Industry: Enabling Green Growth’ başlığını taşıyan yeni bir kitap yayımladı. OECD’ye göre, “çevreci-yenilikçilik (‘eco-innovation’), Kyoto sonrası dönemde sanayinin başlıca yönelimlerinden biri olacaktır. Çevreci-yenilikçilik faaliyetleri, yeni bir çığır açacak teknolojilerin hızla uygulama alanına sokulmasını ve teknolojiyle ilintili olmayanlar dâhil, mevcut çözümlerin çok daha sistemik bir yaklaşımla uygulamaya konmasını gerektirecektir. Yine bu faaliyetler, yeni sanayi dallarının ortaya çıkmasını sağlayacak ve firmaların rekabet güçlerini artıracaktır. Bu kitapta, amaç, sürdürülebilir imalatın kıstaslarını ortaya koymak ve yenilikçiliğin mekanizmalarının daha iyi anlaşılmasını sağlayarak çevreci yenilikçiliği hızlandırmaktır. Yine bu kitapta, konuyla ilgili kavramlar gözden geçirilmekte ve analitik bir çerçeve oluşturulmakta; çevreci yenilikçiliğin doğası ve içerdiği süreçler incelenmekte; sürdürülebilir imalata ilişkin mevcut göstergelerin geçerliliği tartışılmakta; çevreci yenilikçiliği ölçme yöntemleri irdelenmekte; ve çevreci yenilikçilikle ilgili ulusal strateji ve politikalar ortaya konmaktadır.” (26.01.2010)
::
  “OECD’ye üye ülkelerin hükûmetleri ekonomileri açısından yazılım sektörünün öneminin giderek arttığının ve bu sektörde yenilikçiliği güçlendirmek için kamu politikasının taşıdığı potansiyelin farkındadırlar. Bununla birlikte, yazılım sektörü giderek daha karmaşık ve daha dinamik bir hale geldikçe, yazılımda yenilikçiliği kamçılayabilmek için, sektörün daha iyi anlaşılabilmesini sağlayacak araştırmalara olan ihtiyaç da artmıştır. Sonuçta OECD’nin Sanayi, Yenilik ve Girişimcilik Komitesi, sektörün daha iyi anlaşılmasını sağlayacak bir projeyi 2007 Mart’ında yürürlüğe koymuştur.” Yukarıdaki satırlar, bu projenin ürünü olarak, ‘Innovation in the Softwear Sector’ başlığıyla 2009 sonunda yayımlanan rapordan alındı. Bu raporun, bilişimcilerimizin ve ülkemizdeki bilişim sektörünün yenilikçilikte yetkinleşmesi yolunda uğraş verenlerin ilgisini çekeceğini ümit ediyoruz. (04.12.2009)
::
  “Yenilik faaliyetleri ile ilgili etkin politikaların tasarlanabilmesi için firmaların yenilikçi davranışları ve bunları belirleyen etkenler konusundaki bilgilerimizi geliştirmemizin önemi büyüktür. Ama, bu bilgilerin asıl kaynağını oluşturan firma düzeyindeki mikro verilere ulaşmanın ve bu verileri uluslararası düzeyde bir araya getirerek kullanmanın önünde, gizliliği korumak amacıyla konulan yasal kısıtlamalar vardır. Kısıtlamaların ötesinde, bu tür verileri toplama konusunda değişik ülkelerde değişik model ve yöntemler uygulandığı için, ülke düzeyinde varılan sonuçlar ülkeler arası karşılaştırmalar yapmaya elverişli de değildir. OECD’nin 2006 yılında yürürlüğe koyduğu ‘Innovation Microdata Project’in amacı, işte bu güçlüklerin üstesinden gelerek araştırmacıların kendi ülkelerinden derledikleri mikroverileri ortak bir çerçevede birleştirip uluslararası düzeyde bir sonuç ortaya koyabilmekti.” Yukarıdaki satırlar, bu projenin ürünü olarak ‘Innovation in Firms: A Microekonomic Perspective’ başlığıyla 2009 sonunda yayımlanan rapordan alındı. Bu raporun da ülkemizde yenilik politikaları ve uygulamalarıyla uğraşanların ilgisini çekeceğine inanıyoruz. (04 Aralık 2009)
1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17
 :: Bilim, Teknoloji ve İnovasyon Politikaları Arşivinden ::   6 Kayıttan 1 - 4 Arası   
     
::
  OECD Science, Technology and Industry Outlook 2008'de yayımlanan bir listeden de yararlanarak, dünyanın farklı coğrafyalarında yer alan, farklı gelişmişlik düzeylerindeki ülkelerin bilim, teknoloji ve inovasyon alanlarındaki strateji, politika ya da plân-program belgelerini 2009 Şubat’ında, www.inovasyon.org izleyicileri için yeniden taradık. Bunlar arasından seçtiğimiz 32 ülkeye ait bilgi ve belgeleri topluca bilgilerinize sunuyoruz. Türkiye'nin bilim, teknoloji ve inovasyondaki durumu ve geleceğinin bu bilgi ve belgelerin yardımıyla daha iyi değerlendirilebileceği kanısındayız. (28 Şubat 2009)
::
  ‘Teknolojik değişim, inovasyon ve ekonomik gelişme’, günümüzde de iktisadın başlıca araştırma konularından biri... Sosyoloji, fizik bilimler ve mühendislik bilimleri gibi, farklı bilim disiplinlerinden bilim insanları da bu konudaki çalışmalara katkıda bulunuyor. Bu çalışmaların önde gelen isimlerine ve yayınlarına erişilmesinde, bu konu için ayırdığımız, Teknolojik Değişim, İnovasyon ve Ekonomik Gelişme Araştırmaları Arşiv Sayfası’nın yardımcı olacağına ve bu sayfanın katkılarınızla zenginleşeceğine inanıyoruz. (26 Mayıs 2006 / Son yenileme: 10 Mayıs 2009)
::
  Ulusal inovasyon sistemi terimi 20 yılı aşkın bir süredir kullanılmaktadır ve bugün, bütün dünyada, akademisyenler kadar politika tasarımcıları arasında da çok yaygın olarak kullanılıyor.” 1980’lerde, kavramın geliştirilmesinde Christopher Freeman’la birlikte belirleyici bir rol oynayan İktisat Profesörü Bengt-Åke Lundvall’in işaret ettiği gibi, bu yaygın kullanım, kavramın bazılarınca yanlış anlaşıldığının ya da çok yüzeysel bir biçimde yorumlandığının çarpıcı örneklerini de ortaya koyuyor. Farklı algılamalar ya da sığ çözümlemeler, terimin 1990’lı yılların başında kullanılmaya başlandığı Türkiye’de, bizler için de geçerli olabilir. Onun için, arada bir, konuyla ilgili kuramsal çözümlemelere dönüp bakmakta; örneğin, Lundvall’in bu kavramın kökenlerini ve günümüzde gözlenen, doğru ve yanlış kullanılış biçimlerini ele aldığı “National Innovation Systems - Analytical Concept and Development Tool” başlıklı makalesine yeniden göz atmakta yarar var.
‘Ulusal inovasyon sistemi’ ile ilgili bilimsel literatürün önde gelen isimlerine ve çalışmalarına erişmek için tıklayınız. (16 Mart 2006 / Son yenileme: 10 Mayıs 2009)
::
  Getirdiği yorum ve önerdiği lineer model günümüzde aşılmış olmasına rağmen, Dr. Vannevar Bush’un 1945 Temmuz’unda ABD Başkanı Roosevelt’e sunduğu “Science - The Endless Frontier” başlıklı raporun bilim ve teknoloji politikaları tarihinde önemli bir yeri vardır. Bu raporu arşivinizde bulunması için bilgilerinize sunuyoruz. Ayrıca, bu raporla ortaya konan yaklaşımın daha sonra çok değiştiğini gösteren ve dönemin ABD Başkanı William J. Clinton ve yardımcısı Albert Gore, Jr.’ın yürürlüğe koydukları (1993) bilim ve teknoloji politikasına ilişkin belgeyi de [Technology for America’s Economic Growth, A New Direction to Build Economic Strength] bilgilerinize sunuyoruz.

İçerik Yönetimi: A. Göker, Tasarım ve Uygulama: Digi-Designs © 2002